12/22/2017

görüsecegiz demistim

görüsecegiz demistim blog. görüselim artik. icimde büyük firtinarlar kopuyor. Sebastian bana sonunda evlilik teklifi etti. cok mutluyum. iliskime sahip cikmak zorundayim. agustos ayindan beri ailemle sorunlar yasiyorum. evlenmek istedigimi söyledim, fakat alman oldugunu duyunca hem annem hem de babam bana karsi ciktilar. konuyu kapattilar. sonra agustosta izine gittim. döndügümde konu evde patlak verdi ve ikisi de karsima gecip Sebastian ile tanismak istemediklerini söylediler. aile olarak arkamda durmayacakmisiniz diye sorum - babam bana kapiyi gösterip güle güle dedi.
cok zoruma gitti. baskasi olsa gercekten o an cikip gitmisti ama ben o gücü kendime bulamadim. cünkü onlara verdigim degerin farkinda olmadiklarini idrak ettim o an. bu beni daha da cok yaraladi.
sonra ki haftalarda konu hic acilmadi. evde bir soguk rüzgar, sadece gerekeni konustuk.
annemin babamin kuzeni geldi Türkiye'den. Ona rica ettim, ailemle bir de sen konus dedim. Tamam askim tabi ki konusurum dedi.
Gectigimiz pazar bize geldi ve annemle babama Sebastian ile tanistigini söyledi. Ortada büyük bir konu var belli, neden cocugunuz ile konusmuyorsunuz diye sordu.
Babam - biz diyecegimizi dedik, istemiyoruz dedi.
Annem - dinden girdi benim utanmazligimdan cikti.
Vay efendim Islam da bir müslüman kadin hristiyan ile evlenemezmis. Erkege her sey serbest kadina geline yasak. Buyurun buradan yakin.
Bosuna konustuk bosuna dil döktük. Sifira sifir, elde var sifir.
Ve ben kendimi tamamen kapatmis durumdayim. Üzülemiyorum bile. Cünkü bugüne kadar bizi bu kadar acik görüslü yetistiren ailem gitmis, yerine 50 yildir Almanya da yasadiklari halda hic ileri görüslü olamayan  bir aile gelmis.
Simdi konuyu nadasa biraktim. Subatta Türkiye'den aile büyükleri gelecek. Son kez onlarin ailemle konusmasini bekleyecegim ve eger ki o zaman da Nuh der Peygamber demezlerse nikah islemlerime baslayacagim.

35 yil boyunca hep onlarin istedigini yaptim. Ilk defa bir sey istedim ve bana kapiyi gösterdiler. Cok zoruma gidiyor.

10/20/2017

görüsecegiz

anlatacak cok sey var. geri dönme zamani. dolu dolu yazmanin kendini dinlendirmenin, yaralarini kendi sarmanin zamani ...
neler neler oldu anlamadigim, anlam veremedigim.
gelecegim. yazacagim. kararlar alacagim. uygulayacagim. sonuclarina katlanacagim.
görüsecegiz.

6/20/2017

Bir sene olmus ...

Tam bir sene olmus buraya ugramayali. Bu zamanda ne mi oldu? Mezun oldum. Is buldum. Calisiyorum.
Hala Sebo ile birlikteyim. Mart ayinda kisa süreli bir sorun yasadik. Kendisi ev satin aldi ve ev icin mutfak falan bakmaya basladik.
Konu ne zaman evlilige gelse ses soluk yok. Konusmuyor bu konu hakkinda.
Sonunda oturdum ve adam akilli konustum. Seninle ayni eve tasinabilmem icin evlenmemiz gerekiyor. Bes yili asti birlikteligimiz, neden korkuyorsun dedim. Ya kendine bir cekidüzen ver ve ailemle tanis seneye evlenelim dedim, ya da bu iliskinin bir sonu olmayacak, benden ayril dedim.
Benden ayrilmak istemedigini söyledi ve ailemle tanismaya ikna oldu.
Bugünden yarina evlenilmiyor ki zaten, bunun plan proje yapim asamasi var dedim. Bir mutfagi sectikten sonra gelmesi zaen 9 hafta sürüyor dedim. Sen bu sene icinde eve tasinirsin seneye evlenince ben de tasinirim dedim.
Evde yapilacak cok sey var. Boya badana. Eski halilari sökme ... mobilya satin alma.

Ikimiz de otostopcunun galaksi rehberi hayrani oldugumuz icin aslinda nikah tarihini bile sectik. 25.05.2018 benim hayalim. Ama ... amasi su ki ramazan sene o zamanlar.
Siz benim yerimde olsaniz ne yapardiniz? Bir gün oruc erteleyip hayalini kurdugunuz günde evlenirmisiniz?

6/06/2016

eskiden

eskiden burasi daha bir güzeldi sanki. Simdi bakiyorum da yazdiklarimi okuyan var fakat bir yorum bile atan yok. Üzücü. Neler mi yaptim ben son zamanlarda?
Her sey bildiginiz gibi. Sebo ile birlikteligimiz devam ediyor. Kendisi evlenmekten korkuyor sanirsam, cünkü hala bana evlilik teklifi etmedi.
Onun haricinde is yeirnde sorunlar yasadi, simdi sene sonuna dogru baska bir sirkete gececek. Ben ise tam gaz devam ediyorum. Eylül de mezun olacagim insallah.
Ondan sonra da ipleri ele alirim bu gidisle. Adama evlilik teklifini ben edecegim en sonunda.

11/23/2015

Kursana

Burasi bir yaslilar evi. Kimsesi olmayanlar burada kaliyor.
Sebo'nun dedesi ise son bir ayda iyice kötülestigi icin ve yasli olan anneannesi de yalniz basina onunla ilgilenemedigi, tam tamina iyi bakamadigi icin burada yatiyor.
Dün aksam Sebo ile dedeyi ziyaret etmeye gittik.
Durumu pek iyi degil. Doktorlar iki haftalik ömrü var demisler. Dünkü duruma göre benim hissim ise bir kac güne kalmaz dedeyi kaybederiz diye düsünüyorum.
Bu yüzden haftaya gidelim diye bile gecirmedim icimden. Dün yogun bir gündü biizim icin.
Öglen ilk önce babaanne ile bulusup bir lokantada yemek yedikten sonra mezarliga gidip, bir kac yil önce vefat eden diger dedeyi ziyaret ettik.
Oradan arabaya binip yukarida gördügünüz fotografta ki yaslilar evine geldik.
Dedeyi ziyaret ettik. Biraz konusturmaya calistik. Eli ile yüzünü ifade edip bana bakip zayifladigimi ima etti. Gercekten de öyle.
Yaninda oturduk yaklasik bir saat. Iki kere meyve suyu istedi. Eline verdim, kendi icti.
Sonra vedalastik. Elini tuttum. Iki ay önce daha gezmeye gittigimiz, adimlarini baba yigit gibi yere vurarak atan adamdan eser kalmamis.
Yaslilik zor bir sey. 89 yasinda dede. Anneanne ise yalniz kalacaga benziyor.
Icimde bir burukluk var ve iyi ki gittim, iyi ki gördüm dedeyi hissi.

10/31/2015

Hindistan Lokantasi

Gectigimiz pazar Sebastian ile Rüsseslheim sehrinde Shahi adli Hint lokantasina gittik.
Sebastian'in arkadaslarinin bilgisayari bozuldugu icin Seboyu tamire cagirmislar. Sebo da tamir edip gerekli olan dosyalari kurtardigi icin 'Sevdigini ve seni cumartesi günü yemege davet etmek istiyoruz' demisler.
Cumartesi isimiz ciktigindan pazar gününe erteleyip aksam saat 19:30' da Shahi lokantasinin önünde bulduk kendimizi.

Rüsselsheim pek uzak olmasada hergün gittigimiz bir yer olmadigindan bu lokantayi da tanimiyordum tabi ki.


Lokanta mavinin cok güzel bir tonunda renklendirilmis ve koltuklar sahaneydi. Cok rahatti. Menü yogun. Domuz eti haric her türlü eti bulabiliyorsunuz.
Ayran'a benzeyen Lassi icecegini sectim. Mango aromali. Cok güzeldi. Yemek olarakta acili bir sosta pismis tavuk gögsü ve mantar da karar kildim. Adi da "Chicken Madras."

Iki saat boyunca yavas yavas yemeklerimizi yeyip Sebo'nun arkadaslari ile sohbet ettik.
Iki hafta sonra Hochheimer Markt'ta bulusmak üzere ayrildik.

Not: Ilk görsel alintidir.

6/07/2015

Günce

Buraya yazacak bir cok şeyim / hicbir şeyim yok aslinda biliyormusun?
Bilmiyorsun.
Gelmiyorsun.
Okumuyorsun.
Ne hissettiğimi, neden hissettiğimi bilmiyorsun.
Cilali sözler yazmak istemiyorum aslında.
Günce tutuyoruz değil mi burada.
Ne kadar kendimiz olabiliyoruz?
Soru isaretlerini seviyormuyuz?
Sevmiyoruz.

Nasılsın blogcan? İyimisin?
Özledin mi sende beni. Hikayelerimi.
Ne zaman sustum, haberim yok. Susmasam da olur.
Kitaplar okudum, sayfalarca.
Bir sürü kitap.
Bu güne kadar okumadigim yazarlar keşfettim.
Ekitap okudum.
Essas bir kitabın tadını vermedigini bende öğrendim.
Ama cep delik cepten delik.

Sokak sokak dolanıp açık kütüphaneler kesfettim.
A photo posted by A. (@sudrlmz) on
Adamlar yapmış dedim kendi kendime.
Evde bulunan kitaplarımı, artık istemediğim kitaplarımı, kitaplığım olmadığı için değil, ileride çocuklarımın okuması gerekmediği için bu kitapları götürdüm açık kütüphaneye bıraktım.
İçine notlar yazdım. Tarih attım.
Bıraktıklarım yerine kitaplar aldım.
Böyle.